Kuran-ı Kerim | İslamda Kuran-ı Kerim | Kuran-ı Kerim Hakkında

Sitemiz Hergün Güncellenmektedir ! By Karatutku

Bu Reklam Günde Birkez Görüntülenir.Reklamı Kapat

Kuran-ı Kerim | İslamda Kuran-ı Kerim | Kuran-ı Kerim Hakkında

KUR'AN-I KERİM
İslami KonularMuhterem müminler! Bu sene Kur’an’ı Kerîm’in dünyamıza indirilişinin 1400. yılı…
Aziz Peygamberimizin doğduğu çağda, Mehmed Akif’in meşhur nâ’tinde dediği gibi:
Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta,
Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi.
Fevzâ bütün âfâkını sarmıştı zeminin,
Salgındı bugün Şark’ı yıkan tefrika derdi.

İşte böyle bir çağda; her türlü bâtıl inancın, insanlığın yolunu saptırdığı, ahlâkını kirlettiği bir devirde Yüce Allah, kullarına merhamet etti, Habib-i Ekrem’ini Peygamber seçti. “İnananlar için hidayet ve şifa “ olan Aziz Kur’an’ı gönderdi. Ulu Rabbimiz buyuruyor: “(Resûlüm), bu öyle bir kitap ki, onu sana, insanlar âyetlerini düşüne-taşına okusunlar ve aklı başında olanlar ondan dersler çıkarsınlar diye indirdik.”
Zaman içinde insanlar Kur’an’ı düşüne-taşına okuyup ondan dersler çıkarmaya başlayınca, bu ilâhî nûr, insanları en güzel şekilde eğitti, öğretti; inançlarını düzeltti, ahlâklarını güzelleştirdi. Müminler, hikmet yüklü kitabımızın irşadı sayesinde dünyanın en insanî uygarlığını kurdular: Bağdat’tan Kurtuba’ya, Semerkant’tan Kahire’ye, Kudüs’ten İstanbul’a, dünyanın en aydınlık kentlerinde insanlık tarihinin en parlak medeniyetiydi bu...
İşte, inanıp hayırlı işler yapanlara Yüce Kur’an’da vaad edilen “güzel hayat” buydu.
Mânevi ve sosyal sıkıntılar içinde bunalan milletler, İslâm’ın ve Kur’an’ın hayat veren atmosferinde barışa, huzura, esenliğe kavuştular. Kur’an’ın ışığıyla gönüllerini ve beyinlerini aydınlatan Müslümanların ürettiği bilimler, sadece Müslümanları değil, başka dinden birçok toplumu da asırlar boyunca barış, güvenlik ve huzur içinde yaşattı.
Sonra dünyanın talihi değişti, aziz cemaat… İslâm ümmeti, özellikle Osmanlı toplumları Kur’an’ın bilgi ve hikmetinden kopunca zayıflamaya başladılar… Dünyada birçok güzel şeyler artık geride kalmıştı.
Bilim çağı dinilen yeni devirde bilimin ürettiği ölüm makineleriyle yalnız iki dünya savaşında 50-60 milyon insan öldürüldü. Zayıf milletler asırlarca zulüm gördüler, acı çektiler, köle oldular. Ülkeleri ellerinden alındı, servetleri yağmalandı.
Bu devirde Yüce Kitabımızın “Allah’ın âyetleri” diye andığı ve Allah’ı tesbih ettiğini bildirdiği tabiat da tahrip edildi. Bazı canlıların nesilleri tüketildi; doğal kaynaklar kurutuldu. Sözde “gelişmiş” toplumlarda insanlığın ve ilâhî dinlerin binlerce yıldan beri koruduğu evrensel ahlâk değerleri çürütüldü; aile kurumu çökertildi, hayâ ve edep duyguları söndü, ar damarları çatladı.
Yüce kitabımızın ifadesiyle, “İnsanların elleriyle ettikleri yüzünden karaları denizleri fesat kapladı.”
İşte bu yeni durum karşısında giderek güçlenen bir ses yükselmeye başladı şimdilerde: “Yeniden Kur’an’la ve Peygamber’le buluşalım” diyen bir ses…
Şayet Müslümanlar bu çağrıya kulak ve gönül vererek, dinlerini doğru düzgün temsil ederlerse, çağımızın bilimleri, imkânları ve ihtiyaçlarıyla İslâm’ın kurtarıcı ilkelerini buluştururlarsa, dünyada da bu çağrı yankı bulacaktır. Tıpkı geçmişte olduğu gibi…
Gelin 1400’üncü yılda, önce kendimiz Kur’an’la bağımızı güçlendirelim, aziz kardeşlerim… Onu sadece dilimizle değil, gönlümüzle ve aklımızla da okuyalım. Birey, toplum ve ümmet olarak Kur’an’ın kurtuluş ve esenlik ikliminde buluşalım. Hasan-ı Basrî Hazretlerinin dediği gibi, Kur’an’ı Allah’tan bize gelmiş bir mektup gibi okuyalım ve emirlerini baş tacı edelim.
Sevgili Peygamberimiz, “Kim bir fidan diker veya ekin eker de bundan insanlar ve kuşlar faydalanırsa bunlar onun için hayır ve berekettir” buyururlar. Hadiste işaret buyurulduğu gibi, öyle bir Müslüman olalım ki, varlığımız sadece kendimiz için değil, aynı zamanda ailemiz, komşularımız için, bizi tanıyan tanımayan herkes için, insanlık için, canlı-cansız tabiat için rahmet olsun, şefkat olsun. Âlemlere rahmet olan Peygamber’in ümmetine bu yakışır.
Bu hayırlı yürüyüşümüzde Yüce Rabbimiz yardımcımız olsun!
Değerli müminler, bu vesileyle size İstanbul Müftülüğü’nün Kutlu Doğum ve 1400’üncü yıl vesilesiyle bir davetini de duyuralım. 18 Nisan Pazar günü Sultan Ahmet Camii’nde, İstanbul’umuzun seçkin kuralarının katılacağı bir Kur’an ziyafeti sunulacaktır. Saat 12.00’de başlayacak olan programa hepiniz davetlisiniz.
| Diğer İçerikler İçin Aşşağıdaki Bağlantıya Tıklayın |
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=